Uyku Bozukluğu

Nöron Psikiyatri-Uykusuzluk-Insomnia

Uykuda Hareket Bozukluklukları

Huzursuz Bacak Sendromu

Uykuda Hareket Bozuklukları içinde en sık görüleni “Huzursuz Bacaklar Sendromu”dur.

Huzursuz Bacaklar Sendromu (HBS) bir uyku ile ilişkili bir hareket bozukluğudur. Hastalar geceleri dayanılmaz şekilde bacaklarını hareket ettirme isteği duyarlar. Belirtileri hastadan hastaya değişkenlik gösterir. Hastaların çoğu bacaklarındaki rahatsız edici hisleri tarif etmekte güçlük çekerler. Sıklıkla ‘uyuşma’ ya da ‘karıncalanma’ şeklinde tarif edilir. Bu kramptan çok farklı bir histir. Bacaklardaki bu huzursuzluk hissi en sık olarak baldırlardır. Hareketsiz şekilde oturmak ve yatmak bacaklardaki bu hoş olmayan hisleri artırır.

Bacakları hareket ettirmek ve germek ise yakınmaları geçici ve kısa bir süre için azaltır. Bazı hastalarda bacaklar yanında kollarda da benzer hoş olmayan hisler vardır. Bazı HBS hastalarının yakınmaları sürekli değilken diğerlerininki her gece ortaya çıkar. Bu nedenle hastaların birçoğunun uyku kalitesi bozuktur. İyi uyuyama sonucu gün içinde çok yorgun olabilirler. Yine bu nedenle mesleki ve sosyal yaşamları aksayabilir. Gün içi uykululuk hali HBS’nun yaratığı sorunlardan sadece biridir. Bu hastalar sıklıkla araba ya da uçak yolculuklarında çok zorlanabilirler. Benzer şekilde uzun süreli oturmaları gereken sinema, tiyatro ve iş toplantılarında da güçlük çekerler. HBS kalitesiz uykuya neden olması ve uyku bölünmelerine yol açması nedeniyle anksiyete ve depresyona yol açabilir.

HBS olan hastaların çoğunda ‘Uykuda Periyodik Bacak Hareketleri Bozukluğu’ adlı hastalık da bulunur. Hastalar uyurken sıklıkla ayak başparmaklarında geriye doğru bükülme olur. Buna ayak bileği, diz ve kalçanın gerilme şeklindeki eklem hareketi de eşlik edebilir. Bazen bu hareketler eşler tarafından bacakta atma ya da tekme atma şeklinde tarif edilir. Periyodik bacak hareketleri düzenli aralıklarla oluşma eğilimindedir. Aralıkları genellikle 20-40 sn kadardır. Gecenin ilk yarısında daha sık ortaya çıkarlar. Tıpkı kardeş hastalığı olan HBS gibi bu hastalık da bacaklarla birlikte bazen kollarda da olabilir.

‘Uykuda Periyodik Bacak Hareketleri Bozukluğu’ HBS’ndan farklı olarak hemen her zaman uykuda olur. Hastalar bu durumun farkında olmazlar, dolayısıyla kontrol etmeleri de olası değildir. Buna karşın HBS’nun belirtileri gündüz ortaya çıkar ve bacaklarda hoş olmayan hisler nedeniyle bacaklar istemli olarak hareket ettirilir.

‘Uykuda Periyodik Bacak Hareketleri Bozukluğu’ tıpkı HBS gibi uyku kalitesini belirgin şekilde bozabilir. Uyku sırasında kısa süreli uyanıklıklara neden olabilir. Bu hasta tarafından fark edilmeyen kısa süreli uyanıklıklara ‘microarousal’ adı verilmektedir. Bu nedenle bölünmüş ve dinlendirici olmayan uyku ortaya çıkabilir. Hastalar gün boyunca kolayca uyuklar hale gelebilirler. Sıklıkla gazete okurken, televizyon seyrederken, çalışırken ya da araba kullanırken uyuklarlar. ‘Uykuda Periyodik Bacak Hareketleri Bozukluğu’ sadece hastanın değil aynı yatağı paylaşan eşlerinde uykusunu bozabilir. Bu eşler hasta tarafından bütün gece tekmelendiklerini dile getirebilirler. Yine bacak hareketleri nedeniyle üzerlerine örttükleri yatak örtüsü açılabilir ya da düşebilir.

HBS Sık Görülen Bir Hastalık Mıdır?

HBS hastalarının çoğunluğunda başkaca önemli bir hastalık bulunmaz. Hem kadınlarda hem de erkeklerde görülür. Ülkemizde her 100 kişiden üçünde bu hastalık bulunmaktadır. Batı ülkelerinde daha da yüksek oranlar bildirilmektedir. Hastalığın kendiliğinden gerilemesi gebelik gibi bazı özel durumlar dışında nadirdir. Sıklıkla altta yatan bir neden bulunmaksızın yıllar boyunca aynı seyirde gider. Kadınlarda erkeklere göre daha sık görülmektedir. Yaşlılarda da gençlere göre daha sık görüldüğünü bildiren çalışmalar olsa da ülkemizde şimdiye dek yapılan tek toplum temelli çalışmada genç erişkinlerle yaşlılar arasında fark bulunmamıştır. Özellikle ailesinde HBS bulunan çocuklarda da HBS olabilmektedir. Bazen çocuklardaki bu yakınmalar yanlışlıkla ‘büyümeye bağlı ağrılar’ olarak nitelendirilmektedir. Bazen de bu çocuklara yanlışlıkla halk arasında ‘hiperaktif’ olarak bilinen ‘dikkat eksikliği-hiperaktivite sendromu’ tanısı konulmaktadır. Oysa ki bu çocuklar hiperaktif oldukları için değil HBS nedeniyle bacaklarını hareket ettirme gereksinimi duydukları için yerlerinde duramamaktadır. HBS gebelikortaya çıkabilir ya da şiddetlenebilir. Özellikle gebeliğin son 6 ayında bu durum daha belirgin hale gelebilir. HBS olan hastaların %80’inde ‘Uykuda Periyodik Bacak Hareketleri Bozukluğu’ da bulunmaktadır. Ancak tersi geçerli değildir. ‘Uykuda Periyodik Bacak Hareketleri Bozukluğu’ saptanan hastaların çoğunluğunda HBS yoktur.

HBS’nun Nedeni Nedir?

HBS olan hastalar yakınmalarını tarif etmekte zorlanırlar. Bu durum yanlışla psikolojik bir hastalığın belirtisi gibi yorumlanabilir. Ama HBS psikolojik bir hastalık değildir. Hastalığın nedeni kesin olarak bulunmuş değildir. Özellikle beyinde aracı görevi yapan bir madde olan ‘dopamin’ üzerinde durulmaktadır. Çünkü sinir sisteminde dopamini artıran ilaçlar tedavide etkili olmaktadır.

Bazı hastalıklarda HBS görülme sıklığı yüksektir. Başka bir deyişle bu hastalıkların HBS için zemin hazırladığı söylenebilir. Bu hastalıklar aşağıdadır:

  • Demir eksikliğine bağlı kansızlık
  • Bacaklarda kan dolaşımı bozukluğu
  • Fıtık ya da bacak sinirlerinde bozukluk
  • Böbrek hastalıkları
  • Kas hastalıkları
  • Alkolizm
  • Bazı vitamin ve mineral eksiklikleri

HBS genetik geçişli olabilir. Bu yukarıdaki hastalıklardan biri bulunmayan HBS hastalarının akrabalarından birinde HBS bulunması olasılığı %50’dir. Bu da hastalığın genetik geçişli olabildiğini gösteren bir işarettir. BU genetik geçişli form sıklıkla genç yaşlarda, hatta bazen çocukluk yaşlarında başlayabilir ve tedavisi genetik olmayan forma göre daha güçtür.

Bazı depresyon ilaçları, alerji ilaçları ve ağrı kesiciler HBS belirtilerini ağırlaştırabilirler ya da ortaya çıkarabilirler. Kafein, alkol ve sigara kullanımı hastalığın belirtilerini ağırlaştırır.

HBS Teşhisi Nasıl Konur?

Tanınızı koyabilecek hekimler nöroloji uzmanları ya da uyku hastalıklarıyla uğraşan uzman hekimlerdir. Henüz HBS tanısını koyduracak bir kan testi ya da film bulunmamaktadır. Tanı hekimin ayrıntılı bir hastalık öyküsü alması ve fizik muayene yapmasıyla konulmaktadır. HBS bulguları genellikle oldukça tipiktir ve tanı için ek testler gerekmez. Tanıda şüphe olduğunda ya da HBS’nun ortaya çıkmasını kolaylaştıran ek bir hastalık varsa bunun saptanması için kan tetkikleri, EMG ya da tüm gece yapılan uyku tetkiki gerekebilir. Aşağıdaki yakınmalarınızın olması tümünün olması halinde HBS’nuz var demektir:

  1. Bacaklarınızın her ikisinde birden huzursuzluk hissi ve buna bağlı hareket ettirme isteği
  2. Bu hissin bacaklarınızı hareket ettirmekle geçici olarak azalması ya da kaybolması
  3. Yakınmaların hareketsiz kalınca ve geceleri ortaya çıkması ya da daha belirgin hale gelmesi

HBS Nasıl Tedavi Edilir?

İlk aşama HBS’nun ortaya çıkmasını kolaylaştıran ya da neden olan başka bir hastalığın bulunup bulunmadığını saptamaktır. Bu hastalıklar arasında demir eksikliği anemisi, diyabet ve artrit yer alır. Bazı ilaçların kullanımı da HBS yakınmalarını artırabilir.

Bu hastalıkların tedavisi ya da ilaçların kesilmesi bazen yakınmaların azalmasını, nadiren de kaybolmasını sağlayabilir. Ancak çoğu zaman bu kolaylaştırıcı hastalıklar en uygun şekilde tedavi edilse de HBS ile ilgili yakınmalar devam eder. Zaten hastaların yarısından çoğunda da altta yatan kolaylaştırıcı bir hastalık ya da ilaç kullanımı yoktur.

HBS’nun hafif formlarında çoğunlukla hastanın kendisinin keşfettiği sıcak banyo, bacak masajı, sıcak havlu, buz uygulaması, ağrı kesiciler, düzenli egzersiz ve kafeinli içeceklerden kaçınma gibi tedbirler yararlı olabilir. Akşamların yoğun zihinsel aktivite gerektiren bulmaca çözmek gibi işler yapan hastaların bazılarında da yakınmalar gerileyebilir. Ancak orta ve ağır derecede HBS olan hastalarda bu tedbirler yetersiz kalır ve HBS tedavisinde kullanılan ilaçlardan almaları gerekir. İlaçların etkinliği hastadan hastaya değişebilmektedir. Aşağıdaki tabloda HBS tedavisinde kullanılan ilaçların listesi yer almaktadır. İlaç seçiminde eşlik eden hastalıklar, yaş, hastalığın ağırlık derecesi gibi faktörler dikkate alınmalıdır. Tüm ilaçların yan etkileri vardır. Bu nedenlerle özellikle tedavinin ilk aylarda çoğu zaman yakın takip gerekir.

Uykusuzluk (Insomnia)

Uykusuzluk (Insomnia) Nedir?

Uykuya dalmakta veya uykuyu sürdürmekte güçlük veya uykunun dinlendirici olmaması gibi şikayetler “uykusuzluk” olarak tanımlanır. Yetişkinlerin yüzde 10–15’inin süregen ve ciddi uykusuzluk tarifi son derece yaygındır. İlerleyen yaşlarda ve kadınlarda daha yaygındır. Uykunun zamanı ve süresi altta yatan hemeostatik uyku sürdürümü ve sirkadiyen (biyolojik saat) süreçlerle belirlenir. Uykusuzluk, bilişsel ve psikomotor performans kaybı, düşük yaşam kalitesi, artmış sağlık harcamaları, artmış iş okul devamsızlığı ve artmış duygudurum ve anksiyete bozuklukları veya madde kullanımı ile ilişkilidir.

Akut Uykusuzluk Nedir?

Genellikle 1 gün ila 3 hafta sürer. Yabancı mekânda bulunma, durumsal stres, akut tıbbi hastalık veya ağrı, vardiyalı çalışma, kafein veya alkol kullanma nedenleri ile oluşabilir. Yanlış öğrenilmiş davranışlar ve uykuya dair kaygı duyma, şartlanılmış uykusuzluk gibi sebepler ile uykusuzluk kendi kendine kötüleştiren döngü üretmez ise genellikle zaman ile düzelir. Tedavide altta yatan neden çözülmelidir. Birkaç günden uzun süren uykusuzluklarda uzman hekim kontrolünde medikal tedavi başlanmalıdır. Stres azaltıcı teknikler önerilmelidir.

Kronik Uykusuzluk Nedir?

Birincil kronik uyku bozuklukları (tüm kronik uykusuzlukların yüzde 10–20 kadarıdır)

Kronik uykusuzluk üç alt tipten oluşur:

 Şartlanmaya bağlı veya psikofizyolojik uykusuzluk aslında uykusuzluk ve onun sonuçlarından korkunun yol açtığı bir anksiyete bozukluğudur.

 Uyku durumunu yanlış algılama polisomnografik olarak kaydedilen uyku ile hastanın algıladığı uyku arasındaki bir tutarsızlık

 İdiopatik uykusuzluk genellikle yaşam boyu sürer ve genellikle diğer nedenlerin dışlanmasıyla tanı konulur.

 Tedavide bilişsel-davranışçı tekniklerin uzun dönemde en iyi etkinliğe sahip olduğu gösterilmiştir.

Uykuda Solunum Bozuklukları (Uyku Apnesi)

Bu hastalık grubunda en sık görüleni Uykuda Solunum Durması Hastalığı (Obstrüktif Uyku Apne Sendromu) dır. En sık belirtisi horlmadır. Horlama uyku sırasında gürültülü solunumla belirir. Gürültünün derecesine göre horlayan kişiyle aynı yatağı paylaşanı, aynı evde kalanları, hatta komşuları rahatsız eden bu durum uyku sırasında boğazda daralma olmasından kaynaklanmaktadır. Boğazda bademcikler, küçük dil, damak yapısı gibi darlık oluşturan nedenler dışında aşırı kiloluluk, alkol alımı, yorgunluk, uykusuzluk gibi durumlar da horlamayı arttırır. Horlama horlayan kişi için sorun oluşturmasa da sıklıkla horlamayı işiten, bu nedenle rahat uyuyamayan eşin, aile bireylerinin, arkadaşların uyarıları sonucu hekimin karşısına gelir. Araştırmalar horlamanın yaşla birlikte arttığını, orta yaş ve üzerinde toplumun yaklaşık yarısının horladığını göstermiştir. Horlamada rol oynayan boğazdaki daralma daha da belirginleştiğinde havayolunun tamamen tıkanmasına, nefesin kesilmesine (apne) yol açar. Gürültülü horlamalar arasında nefesin, dolayısıyla horlamanın uzunca bir süre (10 saniyenin üstünde) durması sonrasında tekrar nefes alma ve gürültülü horlamayla devam eden bu durum, uyku sırasında sık tekrarlarsa tıkayıcı uyku apne sendromu (obstrüktif uyku apne sendromu) olarak adlandırılır.

Uykuda Solunum Durması Hastalığı (Obstrüktif Uyku Apne Sendromu):

  1. Uyku sırasında boğazdaki tıkanıklıklar nedeniyle tekrarlayan solunumsal bozukluklar (nefes durması: apne, nefes azlığı: hipopne) sonucu gelişir.
  2. Uyku sırasında solunumun tamamen kesilmesi veya önemli ölçüde azalması nedeni ile uyku bölünmesine ve kandaki oksijen oranında düşmeye neden olur. Soluk alamama uyanma ile sonlanır, solunum tekrar başlar. Uyanıklık sinir sisteminde uyarılara, ilgili sinir sisteminin kalp ve damarlar üzerindeki etkisi kan basıncında yükselmeye neden olur. Uykunun bozulması metabolizmayı, cinsel işlevleri etkiler. Dolayısıyla obstrüktif uyku apne sendromu birçok vücut sistemini ilgilendiren önemli bir sağlık sorunudur.

iii. Hastalar sıklıkla gürültülü şekilde horlar, sabah uykularını alamamış, dinlenmemiş şekilde uyanır. Uykusuzluk nedeni ile zihinsel yetilerinde bozulma, gün içinde uykululuk gibi yakınmalar gelişebilir.

  1. Aşırı kiloluluk, boğazda darlık yaratan nedenler, akşam saatinde alkol alımı, bazı ilaçlar uykuda solunum durmasını ağırlaştırır. Reçetelenmemiş ilaç kullanılması, altta yatan sorun bilinmeden uyku ile ilgili ilaç kullanılması zararlı olabilir.
  2. ‘Obstrüktif uyku apne sendromu’nun tanısı için uyku laboratuarında uyku ve solunum kaydının yapılması ve incelenmesi şarttır. Ayrıca basınç tedavisi uygulanacak hastalarda tedavinin düzenlenmesi için de uyku laboratuarında çalışma yapılması gerekir.

Konunun toplum sağlığı açısından önemi üç ana başlıkta özetlenebilir:

  1. Uyku solunum bozukluğu toplumda sık görülen bir durumdur: Uyku apne sendromu (obstruktif uyku apne sendromu) olarak bilinen hastalık en sık görülen aşırı uykululuk nedenidir.

Erişkin dönemde erkeklerin %4, kadınların ise %2 kadarında obstruktif uyku apne sendromu olduğu araştırmalarda gösterilmiştir. Çocuklarda yapılan araştırmalarda %3’e varan sıklık bildirilmiştir. Buna karşın hastaların pek az bir bölümü tanı alabilmektedir. Uyku laboratuarlarının yaygın olduğu ABD’nde hastaların ancak 1/10’unun tanı alabildiği tahmin edilmektedir.

  1. Obstrüktif uyku apne sendromu önemli sağlık sorunlarına (hastalık ve ölüm) yol açmaktadır. Uyku bölünmesi, oksijende azalma, artmış sempatik sinir sistemi uyarısı sonucu hastalarda hipertansiyon, solunum ve kalp yetmezliği, inme, kalp ritim bozukluğu, aşırı kiloluluk (obezite) gibi klinik sonuçlar gelişebilir. Uykusuzluk dikkat gerektiren işlerde çalışan, taşıt kullanan kişilerde kazalara yol açabilir. Hastaların çevreleri ile olan uyumları bozulabilir, iş verimi ve yaşam kalitesi azalabilir. Sayılan hastalık sonuçları nedeniyle obstruktif uyku apne hipopne sendromu hastalarının yaşam sürelerinin hasta olmayan kişilere göre azaldığı, tedavi ile yaşam beklentisinin arttırılabileceği araştırmalarla ortaya konmuştur. Bu hastaların sabah saatlerinde artmış kalp damar hastalığı nedenli sonuçlar ölümcül olabilmektedir. Bu da obstrüktif uyku apne sendromunun toplum sağlığı açısından önemini ortaya koymaktadır.
  2. Obstrüktif uyku apne sendromu tedavi edilebilir bir hastalıktır. Obstruktif uyku apne sendromunda bugün için etkinliği gösterilmiş, tedavi şekli burundan maske yoluyla uygulanan basınç tedavisidir. Tedavide amaç uyku sırasında kapanma eğilim artmış olan üst havayolunu dışarıdan pozitif basınç vererek açık tutmaktır. Aşırı kilolu olmayan, üst havayolunda anatomik darlığı olan, orta düzeyde hastalığı olan hastalarda cerrahi tedavi uygun olabilir. Bu hastalarda seçilebilecek diğer tedavi yöntemi diş hekimliği tarafından düzenlenen ağız içine yerleştirilen cihazlardır (ağız içi aparey). Tedavi ile obstrüktif uyku apne sendromunun olumsuz sonuçlarının azaltılabileceği, giderilebileceği söylenebilir.

Özetle obstruktif uyku apne hipopne sendromunun yaşam kalitesi ve süresini tehdit eden önemli bir halk sağlığı sorunudur. Gerek hasta gerek toplum sağlığı açısından uygun şekilde tanınması ve tedavi edilmesi gereklidir. Konuyla ilgili sağlık merkezlerine, uyku laboratuarlarına başvuruda bulunulduğunda tanı ve tedavisi mümkündür.